Memura En Az %18 Oranında Zam Yapılması Lazım
Memura En Az %18 Oranında Zam Yapılması Lazım
Varlığım Kudreti Elinde Olan Yüce ALLAH’A Hamd Olsun, Yeniden Yazmak Nasip Oldu.
İnsanoğlu olarak bu çağda kendimizi doğru ifade etme sorunu yaşıyoruz. Öylesine hırs ve yarış dolu bir dönemden geçiyoruz ki birilerine kendimizi ispat etmek için başkalarıyla kıyasıya mücadele içine giriyoruz. Tabi ki de bu mücadeleyi de kurallarına göre yapmıyoruz. Sonunda da İlahi Adalet devreye giriyor ve oyunu kuralına göre oynamadığımız için cezamızı çekiyoruz. Ben şimdiye kadar yapılan bir kötülüğün dünya üzerinde cezasız kaldığını görmedim. Vallahi de Billahi de öyle ya da böyle yaptıklarımızın tümü karşımıza çıkıyor. İyilikle yaptığımız işler iyilikle, kötülükle yaptığımız işler kötülükle karşımıza çıkıyor. İşin garip tarafı ise ölene kadar ne kadar rızıklandırılacağımız belli, istesek de bunun üstüne çıkamıyoruz. Ancak hiç ölmeyecekmiş gibi dünya malına haşa tapıyoruz. İşin özeti beyler “Ölüm var ve O gün hepimiz doğru ya da yanlışlarımızla baş başa kalacağız. Yanımızda sadece amellerimiz olacak.” Hakkımızda hayırlısı olsun. Tıpkı Namazda aldığımız tekbirdeki gibi “Dünya nimetlerini kulaklarımızın ardında bırakalım.” Eee bana diyorsunuz “Sen yapabiliyor musun?” size cevabım şudur “Ben de yapamıyorum. Dünya nimetlerinin hırsına batmışım kurtuluş yolu arıyorum.” Umarım hepimiz olacağına şüphesiz inandığım Ahiret gününde kurtulanlardan oluruz.
Memurlara en az %18 Zam Yapılmasını Bekliyorum
Türkiye halkı olarak belki de tarihimizin en zorlu dönemlerinden birisini yaşıyoruz. Yaklaşık 10 yıldır iç ve dış mihraklarla ülke olarak mücadele ediyoruz. Coğrafyamızın hali ortadadır. Hani bazıları diyor ya “Erdoğan iktidarda kalmak için boşu boşuna korku pompalıyor. Türkiye’nin bütünlük diye bir sorunu yoktur.” Beyler ALLAH aşkına Erdoğan hırsı o kadar mı gözlerinizi kör etti. Bölgemizin halini görmüyor musunuz? Gürcistan 3’e bölündü, Azerbaycan topraklarının büyük bir kısmını Ermeni İşgalinden yeni kurtardı. Irak darma dağın oldu. Suriye diye bir devlet kalmadı. İran her zaman emperyalist devletlerinin maşasıdır. Tarihi boyunca bir tek Hristiyan devletle savaşmamıştır. Varsa yoksa işi gücü Müslüman ülkelerledir. Hadi biraz da Ortadoğu’ya bakalım. Filistin toprakları işgal altında. Lübnan’da içecek su, kullanacak yakıt bulunamıyor. Mısır’da sefalet diz boyu, daha saymama gerek var mı? Müslüman coğrafyası kan ağlıyor. Bir tek Türkiye bu kadar engellemelere rağmen dik duruyor. Bütün yapılan operasyonlara rağmen hain emelleri olan kan emici emperyalistlere boyun bükmüyor.
Tabi ki de bunun bedeli olacak. Siz bütün dünyaya rağmen 250 yıl sonra ilk kez Hristiyan bir devletin elinden toprak geri alacaksınız he! Sadece Karabağ topraklarını işgalden kurtarmanın bedeli bile bu yapılanların nedeni olabilir. Gerisini siz düşünün Akdeniz’deki durumumuz. Karadeniz’de kimseye sormadan sontaj yapıp milyarlarca metre küp doğalgaz bulmamız. Libya’daki başarılarımız. İşte bu gibi onlarca nedenden dolayı Türkiye’ye bedel ödetmek istiyorlar. Bunu silahla yapamadıkları için başta ekonomi olmak üzere bütün mücadele kanallarını deniyorlar. Sağ olsun bizdeki bazı fırsatçılar da onların oyunlarına çanak tutuyor. Dünya üzerinde Türkiye’den daha fazla fırsatçı barındıran bir ülke var mıdır? Diye düşünüyorum. Sonu nereye varırsa varsın, bu ulusal marketlerin tamamı en büyük fırsatçıdır ve pandemi döneminde bile insanların kanını emiyorlar. Her hafta hiçbir gerekçe yokken zam mallara zam üstüne zam yapıyorlar. Bütün marketler ortak bir frekansta buluşmuş birbirleriyle paralel zam üstüne zam yapıyorlar. Bu kadar da olmaz. Bunları denetlemek lazım.
Gelelim Memurların durumuna; Gerçekten Kamu Çalışanları ve Asgari ücretliler zor günler geçiriyor. Bazıları ay sonunu getirmekte zorlanıyor. Pandemi dönemi öncesinde fiyat skalası bu kadar yükselmediği için maaşlar yetiyordu. Ancak pandemi döneminde üretimin durmasıyla her şeye en az %’de 100 zam yapıldı. Bu nedenle kamu çalışanlarıyla asgari ücretliler bu zamlar altında ezildi. Yeterli denetimin de yapılmaması fırsatçılara gün doğurdu. İşte bu fiyat dengesini yakalamak için en az %18 zam yapılması gerekiyor. Belki tam olarak yeterli olmayacak ama en azından nefes almak için yeterli olur. Bu vesileyle ben inanıyorum ki aynı işçilerde olduğu gibi Memurlar da en az %18 zam yapılacak. Bu yazımı kesip bir yere saklayın… Tabi bunun yanında da yıl sonunda 2022 yılı için asgari ücrete de aynı oranda zam yapmak gerekir. Onların durumu daha vahim... biliyorsunuz Türkiye’de maaşlara zam yapıldı mı bütün satılan mallara zam yapılır. Fiyatlar zaten yeterince yüksek ikinci bir zam furyası olmaması için, devlet bütün kademeleriyle denetleme mekanizmasını çalıştırmalıdır. Hatta bir süre serbest piyasa ekonomisi falan filan dinlemeden, bir malın alış fiyatından %40 üzerinde satana ciddi miktarda ceza ve kapatmaya varan uygulamalar uygulamalıdır.
Buradan iktidara sesleniyorum. Halkın bazıları diyor ki; Tamam biz AK Parti’yi ve Recep Tayyip Erdoğan’ı seviyoruz ve destekliyoruz. Ancak ekonomik olarak bu fırsatçılar yüzünden zor durumdayız. Lütfen biraz denetimleri arttırın ve bu fırsatçılara izin vermeyin. Yoksa tırnaklarımızla kazıya kazıya aldığımız kazanımların hepsini bir çırpıda kaybetme tehlikesi var.
Demedi demeyin önümüzdeki seçim dönemini belirleyecek olan en büyük etken “Ekonomidir.” Haydi doların 6 TL’ye inmesi mümkün değil. En azından maaşlara yapılan zamlar sonrasın 8.50 seviyelerinde dura bilse bile yeter. Dolar 8.50’ iken de doları bahane edip zam yapanları da tıpkı Osmanlı dönemindeki gibi çarşı meydanında falakaya yatıracaksın… İşin özeti iyi bir denetim şart… Başka bir yazımda görüşmek dileğiyle…
Sıddık Dalkılıç
Artvin Medya Genel Yayın Yönetmeni