04.09.2021, 15:11

Bu Cümleler Başka Bir Basın Mensubuna Edilseydi Yer Yerinden Oynardı

Bu Cümleler Başka Bir Basın Mensubuna Edilseydi Yer Yerinden Oynardı

Varlığım Kudreti Elinde Olan ALLAH’A Hamd Olsun, Yeniden Yazmak Nasip Oldu.

Bu aralar tasavvufa merak sardım. Varlık, yokluk, hiçlik, Vahdet-i Vücut derken bu alemin derinliği karşısında kıt aklımla dehşete kapıldım. Bu kâinat üzerinde öyle bir nizam var ki; bu düzen tesadüfle açıklanamaz. VALLAHİ de BİLLAHİ de sonsuzluk alemine şüphesiz inanıyorum ve o hesap günü gelende yaptıklarımızın bedellerini ödeyeceğimize de şüphesiz iman ediyorum. Bu nedenle iyice dünya işlerinde soğudum. Ne de olsa bütün mal, mülk, saltanat bizi bir gün terk edecek ve bir hiç olarak kalacağız. Evet bundan 50 yıl sonra yaşayan insanların %’de 90’ı hayatta olmayacak, hepimiz toprak olacağız. Eee 50 yıllık bir dünya saltanatı için de günahkâr olup da Ebedi ahiret hayatını tehlikeye atmaya değmez. ALLAH bizi daima doğru yol üzerinde olanlardan eylesin…

Son günlerde siyasi yazılar yazmamaya karar vermiştim. Daha doğrusu uzak duymayı tercih etmiştim. Çünkü yazdıklarımızın tamamı destek görse de birçok yerden destek veren telefonlar ve mesajlar alsam da bazı insanların gerçekleri görmezden geldiğini görünce şevkim kırılıyor. Hele hele iki yüzlü insanların sözüne itibar edildiğini görünce, hiçbir şey yazasım gelmiyor. Sonra gerçekler ve insanların durumu aklıma geliyor. Bu kez kayıtsız kalamıyor. Bu arada açıklamakta fayda var. Benim yazdıklarım beni bağlar. Şu anda hiçbir siyasi oluşum içerisinde aktif ya da pasif bir görevde değilim. Artvin Medya Grubunda gücümüzün yettiği ölçüde insanları haberdar etmeye çalışıyoruz. Yoksa Gazetecilik, bizim haddimize mi! Gazeteci dediğimiz meslek çok kutsal ve günümüzde bazılarının kimliklerinin önüne gelecek kadar değersiz değil! Bunu da belirtmiş olalım…

Artvin’de son haftalarda Kafkasör furyası ve Orman Dairesi eleştirileri almış başını gidiyor. Gerçekten bazı şeylere aklım ermiyor. Bu kadar karalama kampanyası ve insanları manipülasyon etme çabasına neden gerek duyulur anlamıyorum. Şunun şurasında 30 bin kişi Artvin kent merkezinde yaşıyoruz ve öyle ya da böyle hepimizin birbiriyle bir bağı var. Bu nedenle biraz daha hassas davranmamızda fayda var. Artvin Belediyesi yönetimi Orman Bölge Müdürlüğünün suyunu bilinçli bir şekilde Arıza vardır. Diye kestiriyor. Kimsenin sesi çıkmıyor. Sanırım Artvin’deki bazı bürokratlar da Başkan Elçin’in tehdit vari açıklamalarından korkuyor.

Önceki hafta Kafkasör Festivali hakkında Artvin Belediye Başkanı Demirhan Elçin açıklamalar yaptı. Akabinde de AK Parti Artvin İl Başkanı Fatih Tahtalı, açıklama yaptı ve en son önceki dönem Artvin Belediye Başkanı Mehmet Kocatepe açıklama yaptı. Bu açıklamaların tamamına tarafsız olarak bakmak istedim. Dünya görüşümü bir yere bırakıp, kendimce adil olup, düşüncelerimi yazıya döküyorum. İlk olarak Başkan Elçin’in gereksiz Artvin gündemini gerdiğini yazmıştım. Çok şükür Başkan Elçin’de ikinci basın açıklamasında isim vermeden bana “Hiç ilgisi ve Yetkisi olmayan insanlar” kelimeleriyle başlayan cümle kurup, “Bizi başka yerlere şirin göstermekle” itham etti.

Öncelikle şunu belirtmek isterim ki “Hayatım boyunca hiçbir yere şirin gözükmek gibi bir çabam olmadı.” Beni yakından tanıyanlar bilir, “Düşüncelerimi ne paha olursa olsun söylerim.” Hiç de gizlemem. Nihayetinde öyle ya da böyle öleceğiz. Ayrıca inanmadığım bir iş için para alıp ya da başkalarına şirin gözükmek için asla kalemi elime almam. Bu konuda bizi başkalarıyla karıştırmasın. Biz elimizden geldiğince Artvin’in menfaatleri için çabalıyoruz. Biz Başkan Elçin’İn güzel yaptığı işleri de dile getirdik ve getirmeye devam edeceğiz. Ancak bunun yanında da yapılan kendimizce uygun görmediğimiz durumları da dile getiririz. Mesela Manavgat’ta giden Artvin Belediyesi İtfaiye ekiplerine özel teşekkür etmiştik. Ancak konu Artvin meselesi değil tamamen siyasal…

Başkan Elçin isim vermeden şahsıma söylediği “Hiç ilgisi ve yetkisi olmayan insanlar bazı işleri karıştırmasın, yine bazı bir basın mensubu arkadaşımız,” diye başlayan cümlelerini, Cumhur İttifakına bağlı bir Belediye Başkanı ya da yönetici söylemiş olsaydı, yer yerinden oynardı. Ne basın özgürlüğü kalırdı ne de insan hakları. Adam öyle ya da böyle mahalle baskısı yapılıp, özür diletilirdi. Ancak gelinen noktada gözlemliyorum. Bakıyorum ki kimseden ses çıkmıyor. Bakıyorum ki Sağ cenah durumundan memnun, işte bu yüzden sağ cenahta basın mensubu ya da düşünce adamı zor yetişiyor. Sahip çıkılmıyor. Bugün iki kelime üst üste yazamayan insanlar ulusal bazda ön sahibi oluyor. Ama bizim gibi ülkesini seven ve bütün bileşenleriyle güçlü Türkiye sevdalısı olan insanlar yalnız kalıyor. Olsun yaklaşık 10 yıldır köşe yazılarımıza “Varlığım Kudreti Elinde Olan Yüce ALLAH’A Hamd Olsun” diye boşuna başlamıyoruz. Günahkâr olsak da, Haramkar olsak da, Merhametlilerin en merhametlisi olan ALLAH’a sığınıyoruz. O’ndan daha adil ve daha güçlü olmayacağına göre, O’nun desteğine mahzar olmak bize yeter. Ne ola ki fani kulların desteğine ihtiyaç duyalım. Değil mi ki; Peygamber Efendimiz Yalnızlık ve Çileli bir dönem sonrasında selamete ulaştı ve İslam dinini bütün cihana hakim kıldı. EEe bu dünya imtihan dünyasıysa hepsiyle karşılaşacağız. ALLAH bizi çilesiz bırakmasın, çilesiz kalan insan hedefinden sapar ve dünya hayatına meyil eder.

Biz bazıları gibi de makam ya da mevki veya para hırsı içinde de bulunmadık. Biliyoruz ki rızk ve makam ile mevki yine ALLAH’ın elindedir ve O dilediğine ikram eder. Bu nedenle hiç kimseden kendim adına makam ya da mevki talebim olmadı. Olmayacak da… Bunları neden mi yazdım. Başkan Elçin’in iddia ettiği üzere, Gelecek telaşı olmayan birisinin kimseye şirin gözükmek gibi amacı da olamaz. Biz sadece doğru bildiklerimizi söyleriz.

Ne yapalım, Artvin halkının çamurdan çukurdan adım atamadığını da mı yazmayalım. Ne yapalım arabaların devasa kuyular nedeniyle parça kırdıklarını mı söylemeyelim. Ne yapalım yapılan su zamlarını da mı dile getirmeyelim. Ne yapalım halkın sesi olmaktan vazgeçip, “Bu halka en iyi hizmeti siz yapıyorsunuz, bu halk bu çamur ve çukura layık sayın Başkanım mı?” diyelim. Onları diyenler zaten var. Artvin’in şantiye alanı olduğu için bu halde olduğunu iddia edenler zaten var. Onlar gibi gerçeklerin üstünü mü örtelim.

Vallahi de Billahi de yalnız kalsam da, tek başıma olsam da bir kişi dahi, yanımda yöremde arkamda olmasa da gerçek bildiklerimi yazacağım. Yarın HAKK’ın divanında hesap vereceğiz. Günahlarımız bize yeter en azından iki yüzlülükle orada boynu bükük olmam. Yüce ALLAH af etsin… Başka bir yazımda görüşmek dileğiyle….

Sıddık Dalkılıç

Artvin Medya Grubu Genel Yayın Yönetmeni