ARTVİN’İMİZİN EN BÜYÜK DERDİ YOLSUZLUKTUR.
İlimizde Köprübaşı Mevkiinden Şehrimize gelerek Sallet Tepe Mevkiine kadar giden yol Artvin Rus İşgalinde iken inşa edilmiştir. Sallet Tepe Osmanlı Rus Sınırı olduğu için bu yolu Ruslar askeri lojistik için yapmışlardır. Bu yolun şehir içinden geçen kısmını ise 1936’da ilimizde Vali olarak görev yapan merhum Refik Koraltan açtırmıştır. İnönü Caddesi ile Halkevi Caddesi adı verilen ve bu biri birinin devamı olan yollar yıllarca ilin tüm yükünü çeken tek bir yol olmuşlardır. İnönü Caddesi tam 50 yıl Artvin’imizin tek caddesi idi. Bu sebeple halkımız İnönü Caddesine Mecburiyet Caddesi adını vermişti. 1985-86 yıllarında 2.cadde Cumhuriyet caddesi açıldı. Aynı Dönemlerde Abdi İpekçi Caddesi açıldı. Daha sonraları 3.Cadde Sabit Osman Avcı Caddesi açıldı. Yeni Camiden başlayıp Balcıoğlu Mahallesine giden yol i964-1965 yıllarında açıldı. Bu saydığım yollar eski kadim sokaklar kamulaştırmalar ile genişletilerek taşıt yolu haline getirilmişlerdir.Köprübaşı Mevkiinden şehir merkezine kadar olan eski Rus yolu da 1981 de TCK tarafından kamulaştırma yapmak suretiyle genişletilmiştir.
Sık sık Şehir İmar Planı lokal değişiklikler ile neredeyse tamamı yanlışa örnek şekilde tadilat görmüştür. Belediyenin kendi yetkisinde bulunan bu yetki teknik ve hukuk bir kenara bırakılarak siyasi hesaplar ile yapıldığı çok açık ve nettir. Çizilen İmar Planının henüz mürekkebi dahi kurumadan orasından burasından değiştirilmesi doğru bir işlem olabilir mi? Üstelik yapılan değişiklikler kiminin lehine kiminin de aleyhine değiştiriliyor.YETKİM VAR YAPTIM ,ben yaptım oldu mantığı tamamen.
Yolların bir kısmı Belediyece kimi yerde bitişikte yapı yapacak olan şahıslara satılmıştır.Kimi yerde yola tecavüzlü yapılara göz yumulmuştur. Kimi kısımlarda da ‘yol burada geniştir’ denerek bina,dükkan ve/veya büfe yapılarak kiraya verilmiş veya mülkiyeti ihale ile şahıslara satılmıştır.Yapı Yapılması mümkün olmayan dere yatakları ile iki yol arasına görüşü engelleyip trafiği tehlikeye sokacak olması dikkate alınmadan yapı izni verilmiştir.İmar Planı hilafına yapılan bu yapılar yollarımızı kimi yerde çok daraltmış,kimi yerde çok dikleştirmiş ve kimi yerde de araç dönemez hale gelmiştir.Bu durumu bilen yük ve yolcu taşıyan firmalar Artvin’e gelmemektedirler. Çünkü yolcular da sürücüler de sıkıntı yaşamak istemiyorlar.Düşünelim ki yük taşıyan uzun araçlar 140 yıl önce at arabaları için yapılmış yoldaki virajda nasıl dönsün? Şehre turist getirecek Otobüs Kafkasör mevkiine nasıl çıkabilsin?
İşin bir başka yanlış tarafı da şu: Şehirde otopark yok denecek kadar az olduğu için zaten yetersiz olan bu dar yollara bir de otopark görevi yüklenmektedir. Ana caddelerden öyleleri var ki yaya kaldırımının genişliği 50cm gelmektedir. Bir insan genişliğinin 60cm olduğunu düşünürsek iki insanın sığamadığı yaya kaldırımı bizden başka nerede var?
Ana caddeler üzerindeki üst yapı bozulunca bozuk olan sökülmeden üzerine devamlı yeni kaplama yapılarak yollar çok yükseltilmiştir. Beton +Asfalt+Parke derken 80-140 yıllık yollar zaman içinde 0,70-5.0m arasında yükseltilmiştir.Bu durum ev,dükkan ve garaj yapılarını kullanılamaz hale düşürmüştür. Yollarımızda da yağmur suyu kanalları pek çok yerde de hiç olmadığı için sel suları meskün yerleri basmaktadır.Vel hasıl ki bizim ilimiz üniversitelerin Şehir Mimarlığı için YANLIŞA ÖRNEK olarak gösterilebilinir. İlgili Fakülteler çarpık kentleşmeye örnek ararlarsa, sanıyorum ki Artvin’den daha iyi bir örnek bulamazlar. Bunu rahatlıkla söylüyorum çünkü bu işi biraz fakültede okudum ve sonrasında da 43 yabancı ülke gezdim gördüm. Ülkemizin de hemen her tarafını pek çok defa dolaşmışımdır. En son iki ay önce İstanbul’a gidip geldim. İçinden geçtiğim yerlerde yol kenarlarındaki yapıları kamulaştırmışlar, bisiklet yolu dahil yaya yolu açılmış. Halka, Deniz manzarası ve havası görmek ve teneffüs etme imkânı sunulmuş. Büyük çapta istimlakler ile yeni meydanlar açılmış. Bizde ise her şeyin tersi, yanlışı ne ise yıllardır o uygulamaları görüyoruz, yaşıyoruz. İstanbul Ümraniye’de öyle büyük yıkımlar yapılarak öyle büyük bir meydan açıldı ki Artvin tümden rahatlıkla içine sığar. Bizim Şehir Meydanı eskiden daha kullanılışlıydı. Yollarımız geçmişte şimdikinden çok daha güvenli, konforlu idi. Şimdi hemen her evde 2-3 araç bulunuyor. Araç sayısına paralel otopark ve garaj yapılmıyor. Yeni yapılan binalardan yasa gereği olarak müteahhitlerden garaj parası alınıyor ama bu para yerinde kullanılmadığı için garaj/otopark Hak getire. Şimdi çareyi YASAK KOYMAK ile düşünüldüğünü görüyoruz.
Şehrin tüm cadde ve sokakları tek yöne çevrilmiş durumda. Kimse kusura bakmasın olacağı budur. Yeni yol açma, yola dükkan yap sat, büfe yap yollar daralsın, yoldan kimisi çeksin kimisi çekmesin yapısını yapsın olursa olacağı budur. Burada yeri gelmişken bir de yapmak istiyorum. O da şudur 50 yıl şehrin tek ana caddesi olan İnönü Caddesini açtırmış olan 1936’nın Artvin Valisi merhum Refik Koraltan sonraki yıllarda DP Millet vekili ve TBMM Başkanı olmuş ve 27 Mayıs Darbesinden sonra uyduruk Yassı Ada Mahkemesinde İdam İle Yargılanmıştır. Bu vatana büyük hizmetleri olan diğer devlet adamlarına neler yapıldığı bu yazıyı çok aşar. Bugün aktüel olan Kapanlar ve Tuzaklar için söyleyeceğim şu: Hani bir fıkra var ya;yoksul bir evde çocuk çok acıkmış ve annesinden ekmek istiyor,garibim ne yapsın yok ki versin,biraz sonra çocuk tekrar “Anne karnım çok acıktı ve de karnım ağrımaya başladı” diyor. Biraz arası geçince çocuk annesine soruyor “Anne karnım artık hep böyle ağrır mı?” Anne cevap veriyor. “Yok oğlum, yok, kırk gün sonra alışırsın.” 29.04.2021
Selam ve dua ile.
Müh.Mithat Tahtalı