30.08.2021, 14:54

Aşılanma Konusunda Yanlış Bilgilendirmeler Olabilir

Aşılanma Konusunda Yanlış Bilgilendirmeler Olabilir

Varlığım Kudreti Elinde Olan Yüce ALLH’A Hamd Olsun, Yeniden Yazmak Nasip Oldu.

Bugünlerde kendimden kaçmak istiyorum. Şöyle geçmişe baktığımızda bir çok şeyin yarım kaldığını görüyorum. Mesela “Para kazanma derdi olmasa” diyorum. Şöyle “Bir sene kadar zamanımız olsa da yarım kalan bütün işlerimizi tamamlasak” diyorum. Esasen kendime de kızmıyorum değilim. O kadar çok boş zamanımız var ki bu zaman dilimlerini hep fuzuli işlere ayırıyorum. Demek ki kendime yeterince değer veremiyorum. Beyler bayanlar yarın hepimiz toprak olacağız ve bu gök kubbe altında bir tek yaptıklarımız kalacak. Eğer unutulmamak istiyorsak, eser bırakalım. Evet bugüne kadar yüzlerce köşe yazısı yazdım. Yüzlerce şiir yazdım. İki tane tamamladığım romanlar var. Ancak bunları okkalı bir kitap haline getiremedim. Sağ olsun Artvin Çoruh Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölüm Başkanı ve benim de tez hocam Doç.Dr. Sedat Bahadır bu konuda bize çok destek oluyor. Umarım bir gün o çok istediğimiz zamanı buluruz da bütün hayallerimizi kaleme dökeriz. Çünkü zaman çok çabuk geçiyor.

Bu aşı olayı beni iyice sıkmaya başladı

Beyler aşının bulunduğu ilk gününden beri “Aşı olun” diye yazılar kaleme aldım. Artvin Medya Stüdyolarında onlarca kez bu konuları canlı yayında uzmanlarıyla konuştuk. Hamd olsun ilimizde de aşılama oranı da istenilen düzeyde 18 yaş üstü vatandaşlarımızın %80’den fazlası en az bir doz aşı oldu. Umarım çok kısa sürede olmasa da önümdeki bahar aylarında bu illetten kurtulacağız.

Salgının ilk başında da yazmıştım. Kimse bu salgının seyrinin nereye gideceğini bilmiyor. Her uzman kendince yorum yapıyordu. Çünkü daha önce bu virüs hakkında bir çalışma yoktu ve herkes var sayımlar üzerinden tahmin yürütüyordu. Bugün gelinen noktada bu tahminlerin hiç biri tutmadı. Ancak bir konuda tahminler tuttu, o da aşılama… gördüğümüz kadarıyla da aşılama bu virüsün belini baya büktü. Kısıtlama olmamasına rağmen hasta ve vaka sayısı stabil bir yerde durduruldu. Önümüzdeki günlerde de kademeli olarak azalma görülebilir. Gelelim olayın aşı boyutuna…

Arkadaşlar 6 Eylül’den sonra aşı vurulmayan vatandaşlarımızın birçok tabiri yerindeyse dışarıda adım atamayacak. Toplu etkinliklerin birçoğuna katılamayacak ve toplu taşıma araçlarına binemeyecek. İyi de bu konuda bir yanlışlık var. Salgının başından beri süreci yakından takip etmiş birisi olarak sağlık kurulunun bazı konularda sunduğu tavsiyelerin hepsinin olumlu sonuç doğurmadığını görüyoruz. Çünkü bugün bir çok veri gösteriyor ki; aşı olan kişiler de hastalık seyri azalıyor. Virüs bu kişilere de bulaşıyor. Hatırlarsınız salgının ve aşılamanın başında koca koca kelli felli Profesörler “Aşılanan kişilere virüs bulaşmayacak.” Diyordu. Ancak son dönemde görüldü ki aşılanmış bir kişi de taşıyıcı olabiliyor. Kısacası aşılanmamış insanları potansiyel virüs taşıyıcısı görmek uygun değil, çünkü aşılanmış insanlar da bu hastalığa yakalana biliyor ve bu virüsü taşıya biliyor.

Aslında aşılama konusunda Sağlık Bakanlığı alınan doneleri yayınlasalar daha sağlıklı geri dönüşler yapılabilir. Mesela bugüne kadar Türkiye’de 92 milyonun üzerinde aşı yapılmış durumda… ancak bu aşılamalar içinde kaçta kaçı bu virüse yakalandı. Kaçta kaçı hastalandı. Kaçta kaçı yoğun bakıma yattı ya da kaçta kaçtı aşılandığı halde öldü. Bu veriler her gün paylaşılırsa toplumun aşıya olan yatkınlığı daha fazla olur diye düşünüyorum. Yoksa bu aşılama konu üzerinde çok dedikodular döner. Eğer aşılamalar dedikleri kadar yeterli değilse vatandaşlar hastalığa yakalanmamak için daha fazla özen gösterir. Yok aşı yapanlar hastalanmıyorsa vatandaşlar da daha fazla aşı yaptırır.

Ancak her konuda olduğu gibi ülkemizde de aşılama konusunu siyasi malzemeye çevirenler olduğu için sağlık bakanlığı da bu konuda temkinli davranıyor. Diye düşünüyorum. Türkiye pandemi döneminde dünya ülkelerine ders verirken, bizdeki bazı aklı ileriler ülkeyi zor duruma düşürme çabası içindeydi. Bu nedenle Sağlık Bakanlığı da hem vatandaşların can güvenliği için hem de siyasi dedikodu üretmemek için bu konularda çok hassas bir süreç yönetiyor.

Velhasıl özet olarak, aşı yaptırmayanlar bence daha fazla tehlike altında onları toplumdan soyutlamak yerine onları daha fazla koruma altına almak zorundayız. Diye anlatmak gerekir. Bence aşısızların toplu organizasyonlara katılamamasının ana sebebi onların can güvenliğini korumak diye açıklanmalıdır. Yoksa aşı olmayanlar hastalığı yayıyor diye bir algı oluşturursak kendi açıkladığımız verilerle çelişmiş oluruz. Bugün binlerce kişi aşı olduğu halde tekrardan bu hastalığa yakalanıyor. Başka bir yazımda görüşmek dileğiyle…

Sıddık Dalkılıç

Artvin Medya Grubu Genel Yayın Yönetmeni