Pes Artık Bu Kadar da Olmaz
Pes Artık Bu Kadar da Olmaz
Varlığım Kudreti Elinde Olan ALLAH’A Hamd Olsun, Yeniden Yazmak Nasip Oldu.
Son birkaç gündür psikolojim iyice bozuldu. Gerçek anlamında ne yazacağıma şaşırdım. Hangi kelimelerle yazıma başlasam diye dakikalarca düşündüm, ancak gördüm ki hiçbir kelime “Oğlunun pkklı şeref yoksunu teröristler tarafından katledildiğini ıspatlamak zorunda kalan” Babanın acısını anlatamaz. Göz yaşları içinde şehit babasının açıklamasını okumak zorunda kaldım. İnsanlığımdan utandım. Bu ülkede öyle insanlar var ki; yapılan katliamı hükümete yıkmaya çalışıyorlar ve bu insanlar karşısında Şehit babası acısını bir kenara koyup insanlara gerçekleri anlatmak zorunda kalıyor. ALLAH aşkına Erdoğan düşmanlığı bazı insanların gözlerini ne kadar kör etmiş ki pkk’nın yaptığı katliamı hükümet yaptı diye bilecek duruma gelmişler. Sonumuz hayır olsun.
Hadi “Rehineleri Türk Devleti Bombalar ile katletti” yalanını hdp milletvekilleri söyledi. Onlar zaten ülkeyi bölmek için elinden gelen çabayı sarf ediyorlar ancak yukarıdaki yazdığım cümleleri kendilerini vatan sever diye addeden insanların söylemesi beni ayrıca dehşete düşürdü. Lütfen artık görelim konu Erdoğan falan filan değil. Konu Ülkenin bölünmesidir. Bugün Erdoğan gitse ülke ayakta mı kalacak diye düşünüyorsunuz. Öyle ise Abdülhamit sonrası Osmanlıya bir bakın. Hadi tamam Erdoğan’ı sevmeye bilirsiniz. Buna asla mecbur değilsiniz ancak Türkiye’nin bugün tam bağımsızlık mücadelesi verdiğinin farkına varalım. Amerika ve aveneleri Ortadoğu’yu ne hale soktu bir görün. Kendilerine itaat etmeyen ülkelerin kaça bölündüğünü fark edin. Irak, Suriye, Libya, Cezayir, Lübnan, Filistin ve dahi Mısır’da neler olduğunu hatırlayın.
Tamam emperyalist dünya devletlerini anlaya biliyorum. Türkiye’nin bu yükselişini kabul edemiyorlar ve 150 yıl önce vurulan prangaların tek tek koparılması karşısında telaşa düşmüş panik atak krizleri yaşıyorlar. Türkiye’nin yükselişi karşısında öylesine bir tepki veriyorlar ki ne haya kalıyor ne de namus ne insan hakları ne de vicdan kalıyor. Umarsızca akın üstüne akın yapıyorlar. Beyler anlaşıldı ki durum Erdoğan durumu değil, inanın bana bugün Erdoğan gitse yerine solcu ve dahi ulusalcı birisi gelse Erdoğan’ın yaptıklarının aynısını yapardı. ALLAH aşkına en azın bir kere olsun, bu yazıyı okurken siyasi kimliğimizi bir kenara koyalım. Samimi şekilde okuyalım. Bugün Erdoğan kabul etsek de etmesek de son zamanlarda gelmiş en büyük devrimcidir. Siz sağ ben ölü, bundan 50 sene sonra tarih kitaplarında Fatih Sultan Mehmet için “Çağ açıp Çağ kapadı.” Derken Erdoğan için de “Devir açtı, Devir kapadı.” Diyecekler.
Bugün dünya klavyemizin ucunda, birçok internet sitesinde dünyanın farklı Müslüman coğrafyalarında çekilmiş videolar var. Ben izlerken “Hamd olsun ki Müslümanlığın tekrardan dirilişe geçtiği dönemde yaşıyorum.” Diyorum. Ayasofya camisinin tekrardan ibadete açıldığını duyan Afganistanlı İmamın çocuk gibi sevinmesi ve yüzündeki nur değmiş berraklığı ile Türkiye’ye dua etmesini defalarca belki de yüz kere izledim. Her izlemem de daha çok duygulandım. Afgan İmamının gözlerinden akan yaşların benim gözlerimden de aktığını fark ettim. O’nun da haykırdığı gibi Bugün Avrupa’nın Kenarındaki Kiliselerde “Eşhedü en la ilahe illallah ve eşhedü enne Muhammeden resulullah" Kelime-i Şehadeti yankılanıyor.
Beyler kabul etsek de etmesek de dünya Müslümanlarının umudu biziz. Bunun yanında da ezilmiş sömürülmüş mazlum coğrafyaların da umudu bizi. Afrika’da tenleri siyah diye, doğal kaynakları sömürülen insanların umudu da Türkiye’dir. Arkadaşlar bu yazdıklarım tarihe bir nottur. Artık dünya geneli yeni bir değişim evresine giriyor. Bunu da Biden ile hayata koymayı planlıyorlar. Geçenler de Kılıçdaroğlu bu durumu açıklamıştı. “Türkiye’de sağcı solcu kalmamıştır.” Evet Türkiye’de ve dahi dünya da sağcı solcu kalmadı. Yeni çağda ulusalcılar ile küreselciler mücadele edecek. Küreselciler dünyayı tek bir devlet gibi yönetip, böl parçala yapacak. Ulusalcılar da kendi uluslarını ve dinlerini bu durumdan müdafaa etmeye çalışacak. Ne yazık ki bugün Amerika’nın başındaki güç de Küreselcilerin piyonu Biden’dir. Trump ulusalcı olduğu için tepe taklak edildi. Bunu ilk kez yazıyorum. “Korona Virüs salgını en çok Biden’e yaradı.” Salgından önce seçimi kazanması imkânsız olan Biden’in salgın sonrasındaki %15 olan farkı hızla kapatıp seçimi kazandığını hep beraber gördük. Artık Korona Salgınının hükümetler yıktığını gördük hem de Amerika’nın seçimlerine %15 etki ettiğini de gördük. Eee bu virüsün fabrikasyon olduğunu da böylelikle anlamış oluyoruz. Başka bir yazımda görüşmek dileğiyle.
Sıddık Dalkılıç