18.04.2021, 15:04

Kurtuluş Çok Yakında!

Kurtuluş Çok Yakında!

Varlığım Kudreti Elinde Olan ALLAH’A Yeniden Yazmak Nasip Oldu.

Yola döşenmiş taşların fazla olması bazen de insanların ayaklarını daha sağlam yere basmasını sağlar. Hayatımızı bir bütün olarak görürsek, içerisinde bölümler olduğunu far ederiz. Kısaca çocukluk, gençlik, orta yaşlılık ve yaşlılık hatta buna ileri yaşlılığı da katabiliriz. Şunun şurasında hayatımızın tamamı bu çağda bile en fazla 100 sene, yanı yeni doğan bir bebek 100 sene sonra hayatta olmayacak. 100 yıl yaşamak bir insan ömrü için uzun gibi görünse de dünyanın yaşı itibariyle çok ama çok kısacıktır. Bu kadar kısa bir süre dünyada kalacağımızı hepimiz biliyoruz. Ancak yine de dünyanın türlü nimetlerine, günah haram demeden hunharca tüketiyoruz. Bitmek bilmeyen bir azimle daha çok para kazanmak için hem bedenimizi hem de ruhumuzu heba ediyoruz. Sanırım bu çağda insanlık için değişim olması lazım.

Tüm dünya sanayi çağından sonra çok hızlı bir şekilde gelişmeye başladı. Ancak yine aynı hızla da insana verilen değer de azalmaya başladı. Orta çağda, yarı pagan inanç üzerine bina edilmiş sahte Hristiyanlık ritüellerini, sözde özgür ya da medeni dediğimiz Avrupa ve gelişmiş diğer ülkelerde hiçbir zaman insana değer verilmedi. Bugün geride kalmış diye aşağılanan Müslümanlar kendi dinlerinin kendine verdiği emirlerden uzaklaştığı için, paranın sömürünün ve dahi kan emicilerin esiri olmuş durumdadır. Dün İnsan kelimesinin ne anlama geldiğini bizden öğrenen ve dahi İnsan Haklarını bizden alan toplumlar, bugün Müslümanları yobaz ve gerici olarak aşağılar oldu. İlk emri oku olan bir dinin mensupları nasıl olur da bu şekilde bağnaz ve tıknaz bir halde kendi kıyametini hazırlar. Şuan ki Müslüman alemi son 200 yıldır, bir tane icat bulamamış, aksine İslam dininin ilim ışığından uzaklaşmış, dinde olmayan, hurafelerle ilk öğretmenimiz olan anneleri eğitim yuvalarından uzak tutmuş geleneğin sonucudur. Beşeri duygularımızdan uzak, realist bakış açısıyla, yüce ALLAH’IN Sünnetullahı üzerine neden – sonuç ilişkisiyle durmandan çalışmalıyız. Bizden sonraki nesillerin hayallerini ve geleceklerini kurtarmak için gece gündüz demeden, diğer ezilen Müslüman ümmetinin de yükünü sırtımıza yükleyip, varlığından en küçük şüphe dahi duymadığım hesap gününe hazırlanmalıyız.

Artık gelişen teknolojinin insan hayatına pranga vurduğunu anlamalıyız. Düşünce özgürlüğü adı altında dünya genelinde insanları tek tip düşünce ürünü olamaya zorladıklarını anlamalıyız. Hayatımızı esir alan sosyal medya kanallı ve kapitalist sermayenin ürünlerini elimizin tersiyle itme zamanı geldi. Dünyanın ucunda olan bir olayı saniyeler içinde diğer ülkelerde yaşayan vatandaşlara ulaştıran, doğu ya da yanlış ayrımı yapmadan, olayları şeffaf analiz etmeden yapılan algı operasyonlarına karşı şiddetle önlem almalıyız.

Yakın bir dönemde ayak sesleri kulaklarımıza kadar gelen 3. Dünya savaşı öncesinde ülkemizi ve dahi geleceğimizi bu tehlikeden korumak zorundayız. Bütün siyasi fikirleri ve ideolojileri bir kenara bırakıp, Din, Bayrak ve Kutsal Vatan toprağı için birlik olmalıyız. Kimseyi ötekileştirmeden, kimseyi ayırmadan ümmet kardeşliği üzerine Müslüman Türk Milleti adına bir fert olarak bakmadan hazırlanmalıyız.

Bir asırdır Müslüman ümmetinin üzerine bir sis gibi çöken, zulüm ve eziyetin son bulacağı, kurtuluş günü çok yakındadır. Kimse merak etmesin, ALLAH C. C. Bizimle beraberdir. Orta Doğu’da, Filistin’de ya da Suriye’ye de veya Afganistan’da zalim haçlı çizmeleri altında inim inim inleyen Ümmetin kurtuluş günü çok yakındır. Her doğum biraz sancılı olur. Yeniden doğumda sancılı olacak. Belki de bir asır sürecek, belki de biz tam bağımsız gelişmiş ve İslam çizgisi üzerine medeni inşa edilmiş Müslüman alemini göremeyeceğiz. Ancak bu kesin bunu çocuklarımızın görecek. Yukarıda dediğim gibi Yüce ALLAH’IN bir Sünnetullahı vardır ve her şey madde aleminde bir neden ve sonuç ilişkisine göre yürür.

Korkmadan asrın Ebu-Cehillerine ve firavunlarına bir satranç oyunundaki gibi görüp hamle edenlerin yanında durmalıyız. Yüce Yaradan kendi HAKK kitabında Vaat ediyor. “ALLAH yolunda Şehit olanlara siz ölü demeyin. Bilakis onlar Diridirler ve her şeye şahittirler.” Ayeti mealince dünyada toprak altına girmeden sonsuzluğa ulaşmak için çabalamalıyız.

Sıddık Dalkılıç