08.08.2020, 13:01

İSTANBUL SÖZLEŞMESİNİN OLUMLUZ YANLARI VE TÜRK AİLE YAPISI

 İSTANBUL SÖZLEŞMESİNİN OLUMLUZ YANLARI VE TÜRK AİLE YAPISI  

“İstanbul sözleşmesi” olarak bilinen “Kadına Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye Dair Avrupa Konseyi Sözleşmesi”, 11 Mayıs 2011’de İstanbul’da imzaya açılan ve 1 Ağustos 2014’te yürürlüğe giren ve TBMM’de 24 Kasım 2011’de kabul edilerek yasalaşmış Uluslararası bir sözleşmedir.Avrupa Konseyi tarafından imzaya açılan bu sözleşme İlk İstanbulda imzaya açıldığı için “ İstanbul Sözleşmesi” denilmektedir.
İstanbul sözleşmesinin ana teması  “Kadına Yönelik şiddet ” ve 
“ Aile içi şiddet” in önlenmesi ile ilgili maddeleri içeren 81 Maddelik bir  sözleşmedir .Ben de bireysel olarak  Kadına yönelik şiddet ve Aile içi şiddetin önlenmesinin hukuki bir metne girmesine katılıyorum.Devletimiz  de kendi iç hukukunda Kadına yönelik şiddeti önleyen  , Aileyi ve bireyi koruyan düzenlemeleri zaten yaptı. 
Lakin Batı medeniyetinin sapkın zihniyeti bu sözleşmenin satır aralarına 
“ sosyal cinsiyet “ tanımı yaparak ; cinsiyet doğuştan kazanılan bir olgu değil sonradan kazanılan bir  olgudur  diyerek Türk aile yapımızı  çökertmeye kapı aralamaktadır.
Sözleşme  Sosyal cinsiyet tanımı ile  LGBT  leri toplumda meşrulaştırmak , aile yapımızı bozmak , dini değerlerimizi tahrif etmek amacı taşımaktadır diye düşünenlerdenim. Kanaatimce bu sözleşme özelinde  ,  aile yi koruyan değil, bireyi koruyan hüküm  dayatmaktadır. 
Ülkemizde de LGBT liler sözleşmeyi dayanak göstererek , kendi sapkın zihniyetlerini normalmiş gibi  gösterip , yürüyüş yapmakta, onur haftası  adı altında propaganda yapmaktadırlar. Maalesef ki ülkemizde popülizm adına bazı kurum,  kuruluş ve STK Lar Bu Lanetli Kişileri desteklemektedirler. Bunlarıda toplumumuz ibretle izlemektedir.

Ülkemizde LGBT liler bu sözleşme ile var olmadılar ama bu sözleşme ile yasal statü kanma yolunda mesafe almış gözüküyorlar.

Ben inanıyorum ki Cumhurbaşkanımız , genel olarak olumlu yönleri olan bu sözleşmenin.  Satır aralarına sapkın zihniyeti korumak ve yaymak olan “ sosyal cinsiyet”  tanımlamasının bu sözleşmede revize edilmesini sağlayacak , ya da  Sözleşmeyi tamamen rafa kaldıracaktır. 

Güçlü Türk- Müslüman aile yapımızla gelecek hedeflerimize sağlam adımlarla ilerlememizden başka çaremiz yok. 

Toplumları ve Aileleri  felakete götüren alışkanlıklardan uzak durmak gerek. 

Yüksel KANTAR

Yorumlar (0)