04.04.2022, 09:34

ADİL BİR BARAJIN KAYBEDENİ OLMAZ

İnsanlık kaybettiklerini arıyor. Varoluş sebeplerini arıyor. Huzur, barış ve adalet arıyor. Her zamankinden daha çok hakkaniyete yaklaşmış durumda kalmış insanlık. Konjekturel olarak. 

Eski huylarını terketmek zorunda kaldığı bir hayat anlayışıyla karşı karşıya. Bir anlayışta hak verilmez alınır anlayışı. Bir anlayışta hak verilir. Yani biri gönüllü diğeri savaşarak.

Huzur, istikrar, ekonomi, güven, umut ortamı varoluş sebeplerine dönüşle sağlanabilir. Devletler ikinci dünya savaşından sonra kendi geleceklerini belirlemek için 5 ülkenin kararına zorunlu ihtiyaç duydu. Yani 5 ülke ne derse o. Onlar da sadece kendi menfaatlerine uygun olana evet diyorlar. Güçlüler zayıfı ezme politikası güdüyor.

Zaman içerisinde yüzyılın çıkardığı şartlar, konjekturel şartlar, evdeki pazarın çarşıda geçmemesi ise dünyanın 5'ten büyük olduğunu gösterdi. Bir lider çıktı, yüzyıl sonra bir dakika dedi. Gelişmekte olan ülkeler gelişti, kalkındı, silahlarını üretti, ekonomisini zenginleştirdi, karada havada denizde haklarına sahip oldu. Bu ülkelerden birisi Türkiye. Bugün pandemi şartlarının olumsuzluklarına Rusya-Ukrayna Savaşı'nın getirdiği olumsuzluklar eklendi. Küresel ekonomik kriz arttı. Bu amaçla barışa yönelen Ukrayna ve Rusya heyetleri İstanbul'da toplandı. Sayın Erdoğan onlara yani Rus ve Ukrayna heyetine hitaben başlıkta yazdığım cümleyi söyledi: Adil bir barışın kaybedeni olmaz. 


HOŞÇA VE DOSTÇA KALIN

Yorumlar (0)